FB TW GG PIN NWS
BioRank 3669

İbrahim Çallı

Doğum tarihi : 13.Temmuz.1882 Ölüm tarihi : 22.Mayıs.1960
İbrahim Çallı kaç yaşında öldü : 78
Kilo & Boy :
Burcu : Yengeç
Meslek : Ressam
İbrahim Çallı doğum yeri : Denizli, Türkiye
Ölüm yeri : İstanbul, Türkiye

İbrahim Çallı Biyografisi

14 kuşağı ressamlarından İbrahim Çallı, Türk resim sanatının mihenk taşı olmuş, birçok önemli Türk ressamı, onun atölyesinde yetişmiştir.


İbrahim Çallı, 13 Temmuz 1882’de, Denizli'nin Çal kasabasında doğdu. Çal’da rüştiyeyi, İzmir’de de Mülki İdadisi’ni bitiren Çallı'yı ailesi hayatını kazanması için İstanbul'a gönderdi. Ama Çallı'nın içinde çocukluğundan beri resim tutkusu vardı. Ailesinin isteği dışında böylece resim yapmaya başladı. İstanbul'da kaldığı handaki Vefa idadisi öğrencilerinin resim dersleri aldıklarını duyunca, o da onların arasına katıldı. Ancak İstanbul'da maddi olarak sıkıntı içindeydi. Bu yüzden ‘Arzuhalcilik’ daha sonra ise ‘Katiplik’ gibi çeşitli işlerde çalıştı.

Çarşıkapı’da resim yapan Ermeni asıllı bir ressam olan Ruben Efendi ile tanışması ve ondan 3 ay kurs alması da bu dönemlere rastlamaktadır. Bu dönemde ressam Şeker Ahmet Paşa'nın oğlu İzzet Beyle tanışır. İzzet bey, onu babasıyla tanıştırınca Şeker Ahmet Paşa bu sanatkar ruhlu gencin yeteneğini anlamakta gecikmez ve ona Osman Hamdi Bey'e hitaben bir mektup verir. Böylece Çallı Şeker Ahmet Paşa'nın tavsiyesi sonucunda 1906 yılında Sanayi-i Nefise Mektebine (Güzel Sanatlar Akademisi) girmeyi başarır. Burada klasik tarzda bir eğitim aldı. İbrahim Çallı, öğrenim yılları boyunca bir yandan da adliyedeki görevini sürdürür. Onun okuduğu dönemde Sanayi-i Nefise’nin müdürlüğünü yapan Osman Hamdi Bey de resim bölümünün hocaları arasında yer almaktadır.

Atölye arkadaşları kendilerinden yaşça büyük olan bu beli kuşaklı, köylü kılıklı genci önce yadırgarlar; fakat Çallı, sıcak kanlılığıyla hepsinin kalbini kazanır. Çallı’nın yakın arkadaşlarından Feyhaman Duran, Hikmet Onat gibi ressamlar, ondan söz açıldığında, özel yaşamında olduğu gibi, okul yaşamında da çalışkan ve dürüst olduğundan övgüyle söz ederler.

Ancak, Meşrutiyet çağının bir genci olarak, atılımcı kişiliğini genç arkadaşlarıyla birlikte oluşturduğu Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin etkinlikleriyle ifade eden sanatçı, yenilikçi kişiliğini kısa sürede farklı bir resim diline ulaştıracaktı. Köy kökenli bir ressam olmasıyla da, saraylı ailelerin ressam çocuklarından sonra Türk resmi için bir yenilikti.

Çallı bir yandan katiplik yaparken bir yandan da akademideki öğrenimini üç yıl gibi kısa bir sürede tamamladı. 1914 yılında ise 'Çıplak Adam' ve 'Harekat Ordusunun Muhafız Alayı'ndan Maksut Çavuş' adlı tablolarıyla Maarif Vekaleti'inn düzenlediği yarışmada birinci olarak Fransa'da öğrenim bursu kazandı. Böylece Fransa'ya gönderilen Çallı, Paris Güzel Sanatlar Okulu'nda Fernand Cormon'un atölyesinde çalıştı. Burada hocasının ve devrin sanat yapıtlarındaki izlenimci üslubundan çok etkilendi. Bu dönemde, izlenimcilik Paris’te müzelere girmiş, sanat kamuoyunda benimsenmiş bir akımdı. Avrupalı genç ressamlar gibi burada öğrenim gören Türk ressamları da izlenimciliğe ilgi duymaya başlamışlardı.

Dört yıl sonra Birinci Dünya Savaşı'nın da yaklaşmasıyla yurda dönen Çallı, Şişli’de açılan Harbiye Nezareti atölyesinde çalışmaya başladı. Müttefik ülkelere Türk toplumunun değişen yüzünü sanat yoluyla aktarmak amacıyla gerçekleştirilen bu etkinlik sırasında birçok sanatçı, Şişli’deki ahşap bir atölyede gece gündüz savaş konulu resimler üretmişler ve bunlar daha sonra Viyana ve İstanbul’da sergilenmişlerdi. Serginin 1917 yılındaki İstanbul ayağında, Sanayii Nefise Madalyası kazanan ressam, sergiye ''Boğalı Kadın'', ''Topçu Mevzi Alırken'', ''Yaralı'', ''Siperde Sabah'', ''Çadır Önünde'' adlı resimleriyle katıldı.

Birinci Dünya Savaşı'nın patlak verdiği yıllarda, Sanayi-i Nefise Mektebi'ne öğretmen olarak atandı. Fransız izlenimciliğini Türk resmine taşıdığı gibi bambaşka bir yol çizerek Türk resmini klasik öğretilerin sınırlarından çıkarıp yeni bir doğa ve figür anlayışı getirdi. O zamana kadar fotoğraftan yapılan manzara resimleri ve natürmortlar, Çallı'yla birlikte doğanın karşısına geçilerek yapılmaya başlandı. Türk resminde üsluba getirdiği yenilik dışında sanat anlayışına ve sanatçı hayatına da yeni bir bakış açısı getirmiştir.

Ünlü ressam İbrahim Çallı, Paris'ten döndükten sonra Empresyonizm akımına uygun eserler vermiş bir Türk ressamıdır. Gerçekte ise, akademileşmiş bir Empresyonizm uygulamaktaydı. Açık renklere yer veren bir paleti, çevik, sinirli bir fırca sürüşü vardı. İbrahim Çallı'nın kendine özgü bir kişiliği vardı. Galatasaray Lisesi'nde açılan sergilere katılışı her seferinde büyük olay sayılırdı. Çallının İnönü portresi çok ünlüdür. Ayrıca zeybekler ve mevleviler üzerine yaptığı tanınmış kompozisyonları vardır. "Manolyalar" adındaki tablosuyla, çıplak kadın ve erkek resimleri ise, Resim ve Heykel Müzesindedir. Denizli'de adını verildiği Ressam İbrahim Çallı İlköğretim okulu vardır.

13 Temmuz 1947 tarihinde yaş haddini doldurduğu için emekli olan Çallı, 22 Mayıs 1960 yılında mide kanaması sonucu vefat etti.

Eserlerinden bazıları: Cami Avlusu, Mevleviler, Dikiş Diken Kadın, Hatay, İstiklâl Savaşında Zeybekler, Türk Topçularının Mevzie Girişi, Nü, Balıkçı Kayığı, Çayır ve Keçiler, Manolyalar, Atatürk, İsmet İnönü ve Yahya Kemal Beyatlı portreleridir. İbrahim Çallı-Yahya Kemal Beyatlı portresi.

İbrahim Çallı, Atatürk Portresi, 1935

Atatürk’le en çok birlikte olan ve kendisine defalarca poz veren Atatürk’ü en güzel yorumlayan sanatçı İbrahim Çallı olmuştur. Çallı’nın bu eseri,1935 yılında yapılmış, büyükçe bir koltukta oturan, fraklı bir Atatürk portresidir. Mimar Sinan Üniversitesi koleksiyonunda bulunan “Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa” adlı 143 x 121 cm. boyutlarındaki bu resminde sanatçı, koltuğun arkasında kalan yüzeyi, bir tekstür çalışması şeklinde yaparak, renkle oynayarak tabloya derinlik kazandırmıştır. Atatürk’ün yüz çizgileri, genellikle Çallı’nın desen ve çizgi yapısına önem vermediği şeklinde eleştirileri yalanlayacak ölçüde başarılı ve titiz bir çalışmanın ürünüdür. Sanatçı aynı titizliği eller üzerinde de göstererek belki de bugüne kadar yapılan en başarılı Atatürk portrelerinden birisini gerçekleştirmiştir.

Resimin Hikayesi:

İstanbul'un kurtuluşundan yirmi üç gün sonra Cumhuriyet ilan olunur ve Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı seçilir. 1924'ün 2 Ocak tarihinden 22 Şubat'ına kadar İzmir'de bulunur. İzmir'e giden bir kurul arasında Çallı İbrahim de vardır.

Çallı, Atatürk'le karşılaşır ve kendisine:

- "Türk milletinin gönlündeki Mustafa Kemal'in portresini yapmama izin verir misiniz Paşam?" der.

Atatürk de:

- "Mademki gönüllerde yaşayan Mustafa Kemal'i çizmek istiyorsun, benim modelliğime gerek yok." yanıtını verir.

Daha sonra Çallı, bazı araştırmalarına dayanarak Atatürk'ün koltukta oturur, sivil giysili/fraklı tablosunu oluşturur.

Kaynak:Biyografi.info

İbrahim Çallı için yapılan aramalar

İbrahim Çallı, İbrahim Çallı biyografi, İbrahim Çallı hayatı, İbrahim Çallı özgeçmişi, İbrahim Çallı hakkında, İbrahim Çallı doğum yeri, İbrahim Çallı fotoğraf, İbrahim Çallı video, İbrahim Çallı resim, İbrahim Çallı kimdir?, İbrahim Çallı kaç yaşında?, İbrahim Çallı nereli, İbrahim Çallı memleketi